
Irmak bildik bir dünyadan çok masalsı, saflıkla bezenmiş bir öykü çıkartmayı beceriyor…
Çağan Irmak, sinemasal yolculuğunda ilginç yollara saptı… Duygusal kasabalardan, zamanı ve mekanı olmayan uhrevi yollardan geçti geldi… Bu yollarda ona eşlik edenler oldu, onu yolda elinde sopasıyla tek başına bırakanlar da… Irmak, sonunda şehre ulaştı… Eminim ki hepimiz rahatladık. Şehrin yalnızlığında sıkışan bireyler olarak, ıssız adamlar ve ıssız kadınlar olarak bu filmden kendimize çok yakın kareler bulduk…
Read the rest of this entry »



